Yazılar

Acı Çekmenin Püf Noktaları…

 

Acı çekmeninde püf noktası mı olurmuş diyeceksiniz şimdi. Olmaz mı? Herşeyin bir püf noktası olduğu gibi acı çekmeninde  püf noktaları vardır.

Acının püf noktalarına geçmeden evvel, hepimizin acı çekme tarifinin değişik olmasına rağmen, bir genel tanımlama yaparak başlayalım ne dersiniz?

Acı  deyince aklımıza, biber acısından çok kalbimiz gelir.İçsel gözlerimiz anında kalbimize döner.Bunu kendinizde deneyebilirsiniz. Acı kelimesini düşünür  düşünmez içinizdeki birinin direk kalbinizi işaret ettiğinizi  hissedebilirsiniz.   Acı kelimesini duyar duymaz dilimizin yanması değilde kalbimize kayar düşüncelerimiz.Acı kelimesi  biber ve benzeri tatdaki yiyecekleri çağrıştırmasına rağmen çok azımız acı kelimesini duyunca dilimizin yanmasını anımsarız Biliriz ki dilin yanması geçici bir durumdur en fazla on on onbeş dakika içinde geçer gider,  geçip gitmeyen , acının dilde bıraktığı tattan dolayı içsel acılarımızı tarif ederiz. Herkesin içsel açısının derinliği, ağırlığı kendine , olayları algılayışına göre değişir. Bir arkadaşınız size çektiği acıları anlatıp ağlarken , siz kendi içsel acınızla karşılaştırma yapar “ona üzüldüğün şeye bak” dersiniz. Çünkü ; size göre sizin acınız daha fazladır. Kimse kimsenin yerine ölemediği gibi, kimsede kimse yerine onun hiçbir duygusunu vede acılarını yaşayamaz. Buraya kadar hem fikirsek artık acı çekmenin püf noktalarını maddeler halinde sıralamaya başlayabiliriz:

 

a)Acı çektiğinizin farkında olun.(çoğu kişi acı çektiğinin farkında değildir yüzleşmek istemez)

b)Acı çektiğiniz konuyu deşifre edin (kendinize itiraf edin, onunla yüzleşin, yüzleşemediğiniz her duygu size koca bir dağ olarak geri dönecektir)

c)Acı çekmeyi nasıl yaşıyorsunuz bunun üzerinde düşünün (Bazıları acı çekmeyi yadsıdıkları için dışarıya mutlu rolu oynarlar. Bu çok tehlikeli bir oyundur çelişkileri artırır, sizi asıl acının merkezinden uzaklaştırır, bir süre sonra “nedensiz canım sıkılıyor “demeye başlarsınız. Kimsenin nedensiz canı sıkılmaz, nedenleri örtmüştür görmek ,duymak,bilmek istemiyordur.

ç)Acınızın derinliği, kendinize dert ettiğiniz şeyin derinliği ile eşit mişidir? Sorgulayın. Bazen çok küçük mevzulardan da derin acılar yaşayanlarımız vardır. Mesela o ona bunu demiş, bu bunu söylemiş, o şöyle yapmış, bu böyle yapmışmış gibi…bırakın kim ne derse desin,ne yaparsa yapsın siz teksiniz ve özelsiniz. kimseye de hesap vermek zorunda değilsiniz bunun bilincinde olun.

d)Acılar bilinçsiz kabul etmeyişlerimizin ürünüdür, hayatınızda ne varsa olumsuz, kötü bunu kabul edin. Hayatınızı bir masanın üzeri gibi düşünün, ona tepeden bakın, iyiler, kötüler, orta durum diye analiz edin hayatınızı. kaç iyi kaç kötüyü götürüyor. İyi olanlar için Allah’a şükredin kötü olanlar içinde şükredin, herşey iyi olsaydı siz kendinizi sorgulama yeteneğine sahip olmayacaktınız.

e)Şimdi  acı çekmenize neden olan durumun sonsuza kadar sürmeyeceğini,  bir başlangıcı olduğu gibi birde sonunun olacağını bilerek rahat olun. Asla acınızı görmezden gelmeyin yiğitce sonuna kadar yaşayın. Acıdan kurtulmanın başka bir yolu yoktur.

f)Acınıza suçlu aramayın. Tek suçlu sizin algılarınızdır.  Ne kadar suçluyu dışımızda ararsak o kadar uzağa savruluruz, bir süre sonra kendimize yabancılaşırız.

h)Acınızla ilgili bol bol konuşun. Analatabildiğiniz herkese anlatın. Siz konuştukca o sizin yakanızı bırakacaktır.. Saklanan her acı kişiyi köleleştirir. Ne kadar çok anlatırsanız o kadar çok acınız içinizden dışınıza çıkacaktır. Bu bir süreçtir, birde bakarsınız ki artık o acıyı anlatmaz olmuşsunuz sizin için sıradanlaşmıştır.

ı)Acı çekmenin  yararları olduğununun bilincine varın. Acıdan önceki haliniz ile acıdan sonraki halinizi karşılaştırdığınızda asla aynı kişi olmadığınızı bilin. Acılar insanı büyütür, tekamül yolunda basamak atlatır bunu unutmayın. Bütün  üretken insanların temel kaynağı acılardır, sevdiğiniz insanların hayatlarına baktığınızda onlarında acılı bir yoldan geldiklerini görün.

i)Hayatın acı ile tatlının karışımı bir yer olduğunu farkedin. Siz bir hancısınız bütün duygularda size uğrayıp bir süre kalıp giden yolculardır. Gidene kadar yolcunuza iyi bakın, onları içinizde esir etmeden, kendinizi de onlara esir ettirmeden göndermeyi  bilin.

 

 

 

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

2 Yorum

  • Yanıtla
    Mazoşist
    13 Şubat 2016 at 12:52

    Şimdi bana acı derseniz benim aklıma kalbim gelmiyor. Benim aklıma kollarım, bileklerim, bacaklarım, ( psikoloğum ) .. geliyor. Ben acı çekmenin yollarını arıyorum. Mazoşist bir feministim. Erkeklere asla değer vermem. Ben sadece acı çekerken ki zevkime bakarım ( fesat düşünmeyin ). Jiletle yaptığım zevkime.. Ben nasıl daha fazla acı çektirebilirm kendime diye arıyorum ama bizim Türk kızları bildiğimiz gibi yine aşk acısı. Heryerde kızlar saolsun karşıma çıkıyor. Arkadaşlar en iyisi feminist olmak.

  • Yanıtla
    murat
    7 Ocak 2012 at 22:27

    merhaba… sizin düşüncelerinize canı gönülden katılıyorum,hatta okurken acaba benim içimi mi okumuş diye çok düşündüğüm anlar oldu ki böyle birşey mümkün değil yani anlatmak istediğim acıyı çok güzel tespit etmiş ve genelleme yaparsak eğer hemen hemen bütün insanların duygularına hitap etmişsiniz hanım efendi yüreğinize sağlık….. murat korkmaz şanlıurfa

  • Bir Yorum Yapın