Yazılar

ALDATMA OYUNU…

İlk aldatılan insan Hz. Havva’ idi. Hepimizin bildiği bir hikaye ama konumuzla ilgili olduğu için yeniden kısaca anlatmak istiyorum. Şeytan Hz. Adem’e secde  etmediği için Allah onu cennetten kovar. Bunun üzerine Şeytan yılan kılığına girerek Hz.Havva’yı  çeşitli güzel sözlerle özendirmek suretiyle cennetin tek yasağı olan meyveye arzu duymasını ,yemesini sağlar . Hz Havva’da Hz Adem’e  yedirir ,böylece  insan ilk suçu ve günah işlemiş olur.İlk işinde çok başarılı olan şeytan Hz Adem ve Hz Havva’ın çocuklarına, torunlarına musallat eder. Günümüzde de başarı ile kullanmaya devam etmekte gittikce zıvanadan çıkan insan denen varlık da  şeytana eşlik etmektedir. Öyle ki aldatmak artık ulusların politikasının baş unsudur.

Aldatmanın en acısı duygusal aldatmalardır. Kadın ve erkeğin birbirlerine kurdukları en acı verici tuzaklardır. Kadın ve erkek her aldattığında, bunun bir yanılsama olduğunu aslında kendilerini aldattıklarını farkına varmamaktadırlar.

 

İnsanlar arası ilişkileri dikkatle gözlediğimizde, kimsenin yalansız bir işi olmadığını kolayca fark ederiz. Arkadaşlıklar, dostluklar, akrabalıklar, ticaret hayatı, aile hayatı, okul hayatı, birbirini aldatma üzerine kuruludur. Şeytan başarısı ile övünmek de haklıdır. Çünkü Allah’ın özenerek yarattığı insan artık aldatma oyununda şeytandan daha başarılıdır. İnsan’ın düştüğü bu çukurdan  farkına vararak acilen çıkması gerekmektedir.

Aldatan ve Aldatılan insanın ruhsal durumları aşağıdaki gibidir;

Aldatan insan;

*Aldatan insan aldattığı için kendini çok  akıllı bulur,(Bu akıllılık değil kötülüktür, yüreğin şeytana teslim edilmesidir ki kötülüğü iyi gösterir)

*Aldatan insan aldatırken çok eğlenceli bir iş yaptığını sanmakta  için için keyif almaktadır(Bu keyif bir yerden vicdanın sesi çıkana kadardır ki mutlaka o ses bir gün duyulur,)

*Aldatan insan büyük veya küçük çıkarlarını korumak için hile yaparken, kendisi için bunu yapması gerektiğine inanır ( Bu inanışı kısa vadede kazanmış görünse de uzun vadede ve hayatın diğer vechelerinde kendisi için tarif edilemez bir kayıptır, kesinlikle İlahi yasalara göre bedeli ödetilir.Hz Havva İle Hazreti Adem aldatılan oldukları halde  büyük  bir bedel ödemişlerdir.Bu bedeli torunları da misli misli ödemeye devam etmektedir.

Aldatılan insan;

*Aldatılan insan, aldatıldığını öğrendiği an, ruhu sarsılır. Özgüveni kaybolur.

*Aldatıldığı konu ne ise, mal, para, manevi değerler vs.. kayıp acısı yaşar

*Aldatılan kişi kendini aciz hisseder

*Aldatılan kişi kendi meylettikleri şey ne ise o konu ile ilgili olarak sınanmış olur.Kendi nefsi ile yüzleşir.

 

Aldatan kısa vadede kazanır, aldatılanda kayıpları ile beraber kendi meyillerini, zaaflarını öğrenir. Çünkü insan meyletmediği şeyde aldatılamaz.

 

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

1 Yorum

  • Yanıtla
    murat Korkmaz Yahlioglu
    3 Ağustos 2012 at 22:05

    merhaba pakize hanim… aldatma gibi,cagimizin en gozde olayini ele almaniz ne guzel=) gunumuzde aldatmayanlara cahil gozuyle bakiliyor ne yazik ki… insanoglu elindekiyle gunu geliyor yetinemiyor
    monoton mus gibi gorunur insanogluna ve arayis icerisine girer,tabiki arkadas cevreside bu konuda etkin rol oynuyor… tabiki aldatanin kendine gore bir mazereti vardir
    ama hicbir mazeret,basarinin yerini tutamaz,aldatmamak gerek….
    bu arada hz.havvanin cennetten atilmasina neden olan meyve bugday tanesiydi…. seytan hz.havvayi aldatip bugday yedirmisti….. saygilar

  • Bir Yorum Yapın