Yazılar

AYRILIĞIN ETKENLERİ VE AYRILIKLA BAŞETMENİN YOLLARI

 

 

Ne çok halk türkümüz vardır ayrılığı anlatan aşktan sonra en çok şarkı ve türkülerde anlatılan konudur ayrılık..

Kimse sevdiğinden ayrı düşmek istemez, ana babalar çocuklarından, insanlar yurtlarından,çocuklar ailesinden sevgililer sevilenden ayrı düşmek istemez. Bir ayrılık olayının gerçekleşmesi için en az üç olguya ihtiyaç vardır. Bunlar; ayıran etken , ayrılan.kişi , ve ayrılanılan kişi

Ayıran etken     : Herhangi bir olay, karşılık bulmayan duygular, yaşamın içinde bazı sosyal durumlar, pisikolojik durumlar, kişisel durumlar vs.. birçok sebep ayıran etken başlığı altında toplanabilir.

Ayrılan kişi: Ayıran etkende meydana gelmiş olaylara tahammülü kalmayan kişidir.

Ayrınılan kişi: Ayıran etkendeki bazı durumların oluşmasından veya oluşmamasında hedef alınan kişidir.

Biz insanlar ayrılık acısını ölümden daha beter olduğu düşüncesinde hem fikirizdir. Çok duyarız “Keşke ayrılacağıma

ölseydim” diyenleri.

İnsan ayrılık acısını çekmekte zorlanır, buna dayanamayıp  intihar edenler çoğunluktadır, İnsan ruhu ayrılığa iki nedenden dolayı katlanamaz.

a)Bir  varlığa, cansız bir eşyaya hakim olmak istediği gibi davranmak istemesinden, yani onu tapulama arzusunun derinliğinden,

b)Doğumla gelen bir sendromun depreşmesi yüzünden(Doğumla anneden ilk ayrılığı yaşadığı ve ruhun bunu izlerini silemediğinden)

Ayrılık korkusu hiç ayrılık acısı yaşamayan, sevdiklerinden hiç ayrı kalmamış insanlarda yüksek bir dozda olmasını da doğum sendromuna bağlayabiliriz.

Ayrılık Acısı ile Nasıl Baş Edeceğiz;

Yukarıda anlattığımız etkenlerden başımıza bir ayrılık gelmiş, ve bu acı ile yüzyüze kalmış isek  bu sorun ile baş edebilme yolları;

a)Olan olay veya durum ne ise, kendimizi asla suçlamamalıyız. Olanları     değiştiremeyeceğimizi kabul etmeliyiz.

b)Karanlık. Loş ışıklı yerlerden uzak durmalı, çok aydınlık mekanları seçmeliyiz.

c)Bağımlılık yapan maddelerden birine sığınmak yerine bol bol dua etmeliyiz,

d)Hüzünlü şarkılar dinlemekten kaçınmalı, neşeli şarkılar dinlemeliyiz

e)Dünyada ayrılık acısını yaşayan tek kişinin biz olmadığımızı fark etmeye çalışmalıyız.

f)Sürekli ayrılık acılarını anlatan arkadaşlarımızdan uzak durmalıyız.

g)Ayrılığın değiştirilemeyecek bir olduğu olduğunu kabul etmeliyiz, doğarken de ölürken de ayrılacağımızı aklımızdan çıkarmamalıyız,

ğ)Başımızı dik tutmalıyız, her canımız yandığında derin derin nefes almalıyız..Başımızı öne eğip sabit bakışlarla bir yere bakarken kendimizi bulduğumuzda, hemen toparlanmalı başımızı dikleştirip yeniden derin derin nefes alıp gülümsemeliyiz. Gülümsemek karanlığa düşmüş ruhun güneşidir.

 h)Alışmak için kendimize baskı yapmamalıyız, ne hissediyorsak onu olduğu gibi yaşamalıyız.(ağlamak, gülmek,öfkelenmek,sesli düşünmek, çok konuşmak,hiç konuşmamak vs..) Alışmak bir süreçtir, bazı süreçler tamamlanmadan alışılamaz.

 I)Ayrılık acısının en büyük düşmanı hiç bitmek bilmeyen ümitler yaratmamızdır. Hayali ümitlerin arkasında telef olmamak için ümitlerimizi akıl ve kalp süzgecinden geçirmeli, olanla ümitlerimiz arasındaki denge ve dengesizliğin ayrımını yapmalıyız.Ayrılık acısının en tetikleyici düşmanı ümitlerdir.Acabalar içimizde taşıdığımız ümitlerin eseridir ki, acabalar sadece iyileşmemizi geciktirir. Unutmayalım ki eğer bir ümit olsa idi ayrılan kişi yanınızda olacaktı. Çünkü ayrılan kişi içinde ayrılmak olgusu hoşa giden bir olgu değildir. Sizin kadar sıkıntı çekmese de mutlaka oda kendi payına düşeni yaşayacaktır bundan emin olabilirsiniz.

i)Bir şeyden , birinden ayrılmak sizin öz değerinizden hiçbir şey kaybettirmez, sizi değersiz yapmaz, hem nereden biliyorsunuz  ayrıldığınız şey belki sizin hayrınızadır, ayrılan kişi  belkide  sizin ruhsal kimliğinizi taşımakta zorlanan kişidir.

 

Sevgiyle  kalın….

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

1 Yorum

  • Yanıtla
    tarkan
    10 Şubat 2012 at 11:14

    GÜZEL TESPİTLER…KEŞKE AYRILIK OLMASA

  • Bir Yorum Yapın