Yazılar

ÇOCUKLAR DÜNYAYI YÖNETİRSE…

 

          Gezegenimize hep bir kaos hakim.Bitmek bilmeyen tartışmalar, kavgalar, savaşlar hakim.Biz halk olarak hangi ulustan olursak olalım Neden? sorusunu asla sormuyoruz. Neden bu kavgalar…Sorgulama yeteneğimizi kullanamaz olduk.Hizipcilik dünyanın sonunu hazırlıyor. İnsanlar sürekli olarak ayrıştırılıp ötekileştiriliyor birbirine düşmanı hale getiriliyor. Hizipcilik için her bir tema kullanılıyor halkların benliğine işleniyor.Sen şusun, busun, bu değilsin, şu değilsin. İnsanlara sonradan öğretilmiş değerler hayatın özü gibi , olmazsa olmaz yaşayamazlar gibi düşündürülmeye çalışılıyor. Dünya liderlerine baktığımızda misket oynayan erkek çocuklarına benziyorlar.Bu çocukların kendi halkları var, halklarını kazanma ve kaybetme korkuları yüzünden kurban etmeye hazır ortaçağı tanrıları gibiler.Daha doğrusu halklar pek umurlarında değil gibi görünüyorlar.Ne olacakki onlar kazansında bir gurup adını sanını bilmediği insanlar ölsünler, aç kalsınlar, evlerinden yurtlarından kovulsunlar.Ne olacak ki…Dağılan yuva olarınki değil, ölen çocukların onların çocukları değil…Aç kalan yollarda perişan olan, ailelerini kaybeden onlar veya yakın aileleri değil. Nede olsa davulun sesi uzaktan hoş gelir.

        Dünya ya tepeden biryerden baktığımızda on yaşlarında  kız-erkek çocukların, aynı yaşlardaki kişilerden oluşturduğu meclislerinin ,dünyada yarattığı kaous izleyebiliyoruz. Halklar sizden aş istiyor, ekmek istiyor, iş istiyor, barınma ihtiyacını karşılamanızı istiyor,herşeyden önemlisi can güvenliği ve huzur istiyor.Sevilmek sayılmak,korunmak, Allahın verdiği ömürlerine saygı istiyor.Onların hayallerinin önünü açmanızı istiyor. Çocuklarına , barış, sevgi ,bolluk, huzur dolu bir dünya oluşturmanızı istiyor.Kısır çatışmalarla hayatlarını zindana çevirmeniz için sizi seçmiyorlar.Siz olara sevgi, huzur, bolluk, öldürülmeme garantisi vermek için seçiliyorsunuz.Bunları unutturup, daha öğretilmiş değerleri önlerine koymanız bunlar üzerinden politika yapmanız insancıkları guruplara bölüp, birbirlerine düşürmeniz evrensel bir suç ve günahtır.Her politikanın ortak paydası halkların temel isteklerine dayanmak zorundadır. Dünyada kaçbintane görüş, idoloji,din, mezhep olursa olsun  temel halklar değişmez.Her idoloji görüşün temeli halka hizmet etmek için yola çıkmak değil midir. Basit ego çatışmaları yapılacağına, politikacıların  en yapıcı yöntemi seçmeleri hayati önem taşımaktadır.Önümüzdeki  yıllarda ortak çözüm üreten, kaous yaratmayan, hizipcilik nağraları ile halkları birbirine düşman etmeyen  barışcıl, doğuştan gelen haklara saygılı ruhlar dünya yönetimine  talip olacakbileceklerdir.

     Politikacılar olmasa haklar birbirleriyle gül gibi gecinip giderler. Hizipciliği yaratanlar, halklara aşılayanlar ,sonra da  kullanananlar dünyanın sonunu kendi elleriyle hazırlıyorlar.Dünya halkları  on onbir yaşlarındaki  çocukların  ruhunu sahip Seçtikleri yöneticilerde kendi yaş gurubundan olunca ortaya  içinde yaşadığımız gibi bir dünya çıkıyor.Asla hata kabul etmeyen, sıkıştıklarında “Bizi halk seçti, halkın iradesi ile buradayız”diyen yaramaz küçük çocuklar. Sizi halk seçtiyse onları perişan edin diye seçmedi. Onlara hizmet edin, ihtiyaçlarını karşılayın diye seçti. Hiç bir halk hiç birşey için kurban edilmek istemez.

   Halk zamanı ve yeri geldiğinde başkalarınıda seçmeyi bilir.Madem ki sizler şimde seçilmiş kişilersiniz bunun kıymetini bilin  dünya vatandaşı her bireye karşı ve doğacak olan insanlara karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, onlara bölünmüş, parçalanmış, tozu dumana katılmış, kirletilmiş,kaynakları tüketilmiş,yağmalanmış bir gezegen bırakmamak  için , hakların  mutluluğu açısından ortak değerlere sahip çıkın. Halkların kafasını karıştırmayın,Bölmeyin, parçalamayın, savaştırmayın.Sadece hizmet edin.Halk sizleri hizmet etmeniz için seçti, onlara düşman olmanız için değil.Halka düşman olanlar dünya tarihindede görüldüğü gibi, kendilerininde sonunu hazırlar.

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

1 Yorum

  • Yanıtla
    müslüm
    2 Temmuz 2011 at 19:18

    İlk insan Ademin oğulları Habil ile KARDEŞİ Kabil in genlerini taşıyan biz insanlar kan dökme arzusu ile yaşıyoruz.Neden ALLAH a kurban kesilir bilirsiniz.Allah insanlardan gelecek hediye rüşvet veya hakkıdır diye kurban istemez.Ademoğlu içinde taşıdığı genler veya kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan zararlı enzimlere bağımlılığından EGOSUNUN KURBANI OLUR.1950 li yıllarda BİRECİK ilçesinin bir köyünde yaşayan Deli Halil’in öngörüsü ve tutumu çok ders çıkarılacak bir meseledir. Bir yıl kış çok şiddetli seyreder,köy yolu kapanır.40 gün gelen giden olmaz.Deli HALİL eşi ile birlikte iki ineğe sahip yaşlı ve sessiz amma çok aykırı düşünceleri olan biridir.İlçeye kimse gidip gelmediği için et ihtiyaçlarını gideremeyen köylüler hayvanlarını da kesmeye kıyamamışlar.Herkes karın tipinin sona erip yollarının açılmasını umut ederken sade et yemek için hayvan kesmemişler.Hatta tavuklarına bile kıyamamışlar.Bunu farkeden DELİ HALİL bütün köye seslenmiş GELİN İNEĞİMİ KESECEĞİM ET ALIN demiş.Beleş ete gelen köylü halkı ”GERÇEKTEN DEDİKLERİ DOĞRU BU ADAM DELİ.İNSANIN İKİ İNEĞİ OLACAK BÜTÜN GEÇİMİ BU HAYVANLARA BAĞLI OLAN BİR ADAM KENDİNİ DÜŞÜNMEYEBİLİR AMMA YA YAŞLI HANIMI NE YAPAR ARTIK?” diye alaya almışlar.Deli HALİL ‘İN eşi kocasının davranışında bir hikmet olduğunu tahmin edip ses çıkarmamış.Köylüye bir ineğin tümünü dağıttığı halde et almayan birkaç aile ve eşini gören Deli ikinci ineğinide ahırdan çıkarıp kesmek istemiş.O esnada eşi’ UNUNTMA HERŞEYİMİZ BU İNEK KALMIŞTI ONUDA KESERSEN BENDE SENİN DELİ OLDUĞUNA İNANACAĞIM ARTIK ‘ desede İnek kesilip dağıtılmış.Eşi yemek yapmış afiyetle yemişler ve sormuş ”EY! DELİ HALİL NEDEN YAPTIN BUNU?’Bizimkisi eğer ben bu köylüye kan göstermeseydim şayet bu insanlar et yemeselerdi birbirilerinin kanını dökecek ancak kan gördükten sonra sakinleşeceklerdi.Bir insan öleceğine düşmanlıklar oluşacağı yerde iki ineğin ne önemi var hanım?Allah yaptığımızı ve niyetimizi biliyor tasa etme demiş.Bir hafta sonra Amcam o köye oy için gitmiş DELİ HALİL’in fedekarlığını duyunca tam 40 koyun 40 keçi hediye etmiş.Amcan derdiki bir insan kan görmezse çok asabi ve saldırgan bir hal alır.40 GÜN DAYANMA EŞİĞİDİR. Bir zamanlar dolu delilerimiz vardı,şimdi onlarda kalmadı.Neden bilirmisiniz?BİZ AKLIMIZI KAYBETMİŞKEN DELİ KİM DOLU KİM FARKEDİLMEZ OLDU.İdareci veya Hakimiyet direksiyonunda ki aydın olmadıkça toplumları dolayısıyle dünyamızı karanlığa itecekleri aşikardır.AYDIN OLMAK İSE AKLEDEN BİR KALP İLE MÜMKÜNDÜR. akleden kalp nasıl bişey derseniz bir başka seferki yorumumda aktarmak dileğiyle saygılar…

  • Bir Yorum Yapın