Yazılar

DEDİĞİMİ YAP YAPTIĞIMI YAPMA

    

 

Dediğimi yap, yaptığımı yapma “Fikir üreten insanlarda böyle bir algılama ve algılatmaya  çalışma var.Bu bilinçli olarak kasten yapılmıyor, tamamen bilinç dışı olarak ortaya çıkıyor.Nasıl ki çocukluğunda anne babasında dayak  yemiş biri, ne kadar eğitim almış olursa olsun, üst beynini harika bilgilerle donatmış olsa bile, en küçük bir öfke nöbetinde kendi çocuğunu ve eşini dövmesi gibi.Fikir üretenlerin ,kalıplaşmış, köhneleşmiş düşüncelerin üzerine yeni fikirler oluşturanların verdiğim bu örnekteki gibi davranma şansları olmamalıdır. Eğer bir model düşünce üretiyorsa, ilk önce ürettiğin düşünceye kendi davranışlarını  uydurmak zorundadır..Akşama kadar kötü alışkanlıkların insana yaptığı tahribatı anlatacaksın, ama geçip karşılarında sigara içeceksin.Eğer bir fikir insanının söyledikleri ile yaptıkları bir değilse güvenilirlikten uzaktır. Ne  kadar doğru düşünüyor ve doğru söylüyorsa, görsel algılama yeteneği diğer algılama yeteneklerinden daha gelişmiş olan insanın iç dünyasında güvensizlik yaratır. Güvenin sağlanması açısından özle sözün bir olması zorunludur.İnsanlar sözleri dinlerler, öğrenirler de ama sözü söyleyenin davranışını da görmezden gelmezler.Sözlerden çok davranışlara göre karar veren insanlar çoğunluktadır.Sözü söylemek kolay, sözü yaşamak ise zordur. Sözün söyleyen kişi tarafından yaşanıyor olmasından daha iyi bir ayna benlik oluşturulamaz.”Dediğimi yap, yaptığımı yapma” sendromunun fikir insanları tarafından aşılması çok önemlidir. Bunun bilinçli olarak ele alınması gerekir.Bu sözü Fikir insanları “dediğimi dinle, yaptığımı yap” şeklinde düzeltmeli toplumsal bellekten bilinç dışı alınan bu düşünce kalıbını  kendi iç dünyasında değiştirmelidir.Toplumsal bellekten kaynaklı bu bilinç dışı davranış modeli fikir insanlarının ürettiği fikirlerin toplumlarca benimsenmesini  uzun bir sürece yaymaktadır.Bir çok insan herhangi bir seminere daralmış kalıplardan kurtulmak, yeni bilgilere kendi iç dünyalarının kapılarını açmak için gider.Semineri veren kişi  çok güzel konuşabilir, çok güzel örnekler verebilir  dinleyicisini ikna edebilir sahnede olduğu sürece, fakat sahneden indiğinde iş artık davranışlarına bırakır herşeyi. Artık onu dinleyenler şimdi izliyordur, yürümesini, insanlarla sohbetini, tokalaşmasını, ne yiyor ne içiyor inceler… Eğer burada davranış anlattıkları ile uyumsuzluğa düşüyorsa o seminer ve o bilgiler kuru gürültüden öteye geçemez ve zamanını ayırıp seminere gelen insanlar geldikleri gibi boş bir bilinçle evlerine dönerler.

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın