Yazılar

HASTALIKLARI İYİLEŞTİRMEYE ÇALIŞMAMIZDA SORUN VAR…

 

                            Uzun süredir hasta olan insanları, çeşitli hastalıkları, onların tedavi edilme yöntemlerini inceliyorum, düşünüyorum. Hastanelere gidiyorum, çeşitli  iyileşme yöntemlerini araştırıyorum. Bir yerlerde büyük bir hata yapılıyor, bu hata bilinçle tasarlanmış olarak mı yoksa tamamen masumhanemi yapılıyor bunun ayrımını yapamıyorum. Tabiki yıllarca büyük emek vermiş doktorlarımıza saygımız sonsuz, onların vermiş oldukları emekleri yok sayamayız. Sağlığını kaybetmiş bir bedenin iyileştirilmeye çalışılma yöntemleri bir türlü içime sinmiyor.  Doktorlarımızın çalışmalarının dışında sağlık sektöründe bir sistem sorunu var.Dünyadaki bütün hastane ve doktorların ortak uygulaması hepimizin bildiği yaşadığı, tanık olduğu gibi hasta organın üzerinde yoğunlaşır. İnsan vücudundaki her işletim sisteminin uzmanı ayrı ve birbirlerinden bağımsız olarak insanları iyileştirmeye çalışırlar.Benim itirazım burada devreye giriyor. Bu itirazımıda şu şekilde açıklıyorum.

                       İnsan bedeni ve  bütün enerji sistemleri ile bir bütündür. Enerji sistemi(aura) evrensel enerjiyi  bağlı olduğu organı besleycek şekilde almamaya başladığı zaman fiziksel organlarda hastalıklar çıkmaya başlar.Karaciğeri iyileştirmek için fiziki ortamda mücadele veren bir doktorun aynı zamanda bu sistemide dikkate alması gerekmektedir. Hiç enerji sistemlerine takılmadan fiziksel boyutta ele alırsakda  insan bedenini bölümlere ayırmış her bölümde birbirinden bağımsız uzmanlıklar yaratmış tıp bilimi hata yapmaktadır. Çünkü insan bedeni bütün organları ile bir bütündür. Bazen herhangi bir organımızın hasta olmasının nedeni onu tetikleyen başka bir organımızdan kaynaklı olabilir. İlaçlar konusuna ayrıntılı girmek istemesemde , iyileştirme amaçlı verilen her ilacın  iyileştirilmeye çalışılan organa bağlı bir çok organı hasta ettiği bilinen bir gerçektir. Bunun için uzman olmaya gerek yok, ilaç kullanan insanlara sorunuz. hangi ilacı kullanırken hangi organı rahatsızlanmış. Bunlar hayatın içinden yaşanan gerçeklerimizdir.

                  Hasta ve hastalıklara bakışımızı değiştirmemiz gerekmektedir. İnsanı bir bütün olarak inceleyen yorumlayan, tespit ,tetkik  ve tedavi eden  yeni yöntemler geliştirilmelidir. İlaç sektörüne hasta kazandırmaktan başka   işe yaramayan geçici sorunları çözen, çözerkende bir organı iyileştirirken  diğer organlarımızı hasta eden ve bu olaylar yüzünden hasta olmuş bir insanı kendini kurban gibi hissettiren uygulamalara son vereceğimiz günün çok acil gelmesini  istiyorum.Dünyadaki bütün hastanelere insanı bir bütün olarak iyileştiren gelişmiş yöntemlerin girmesi bunların hayata geçirilmesi bu yüzyılın en öncelikli sorunlarındandır.Her an laboruvarlarda bilinçli üretilen virüsler , üretilen sebze ve meyvelere katılan hormonlu ilaçlar, zirai atıklar insanoğlunun neslini  tehdit eden en önemli etkenlerden bazılarıdır.

               Hasta olmak yazgı değildir. Hastalıklar dünyada yapılan hataların doğada yapılan tahribatların sonucudur. Allahın insana verdiği ömrü hasta geçirmesi diye bir olguyu kabul etmiyorum. Verilen süre bellidir, bu süreye kadar bedenimize iyi bakmak bizim asli görevlerimizdendir, İnsanın ömrü bittiğinde hasta olmadanda gider. İllada hasta olup, sürüm sürünerek ölmek zorunda değil insanoğlu. Bu  çıkarcı iyileştirmeme guruplarının düzenlemesidir. İnsanlarda  algı hatası oluşturmaktadır. İnsanın sağlığı adına daha iyiyi istemesinin önüne geçmektedir. Bugünkü yaşamadığımız koşullarda herkesin birgün hasta olması gerektiği gibi bir algı sürekli bilinçaltına çeşitli şekillerde pompalanmaktadır.

         Bütün kalbimle  inanıyorum, insanoğlu, elinde olarak veya olmayarak kaybettiği sağlığını ,hak ettiği şekilde yeniden kazanmanın  yollarını mutlaka bulacaktır.

Sevgiyle kalın…

You Might Also Like...

1 Comment

  • Reply
    oytun okkır
    3 Temmuz 2013 at 10:41

    Merhaba
    Muhendislik egitiminden sonra alternatif bir teknik olan EFT ile tanışıp son 5 senesini yoğun ve idealist bir sekilde bu tekniği tanıtmaya ve insan iyileşmesi ve faktörleri üzerine hiç durmadan düşünmeye ve araştırmaya veren birisiyim.
    Yukarıdaki yazıyı doğrular çok fazla bilgim var.
    Ana başlıkları;
    – Doktor korkutması, sonuçları
    – Kapitalizm etkisi ile geliştirilen safi fiziksel algı ve ilaç tüketiminin tek çözüm olarak öğretilmesi ve korkunç beraberindeki korkunç tüketim
    – Çaresizlik bilinci yerleştirilmiş insanların sömürülmesi, sezeryandan tutun kemoterapilere kadar. 9 ay psikolog tedavisi alan kişilerde ufacık iyileşmelerin olması veya olmaması. Anti depresanı şeker gibi herkese veriyor olmaları.
    – Gerçek hastalık sistematiği olarak yayınladığıma göre duygusal hasarların hastalık başlatıyor olması. %100’e yakın oranda.
    – Hastalık üzerinde daha ilkokuldan öğretilmeye başlanan rekabet ve düşmanlık bilincinin yani egoların tam paralel etkisi.

    Hakim sistem yıkımdan beslenmektedir. Eğitim sistemi IQ’yu artıraccak aynı oranda empatik zekamız EQ’yu neredeyse yok edecek şekilde tasarlanmıştır. Empatisizliktir kavga ortamının ve sömürülmenin zemini.
    Şimdiye kadar tüm bunları haykırdığım yazılarım, video kayıtlarım, katıldığım tv programları, yapılmış 100 civarı egitim ve seminer yaptım. Daha fazlasını yapmanın hesaplarını yapan birisiyim. Bilgilenin. Kazanız mubarek olsun.

Leave a Reply