Yazılar

İÇİMİZDEKİ SESLERİN AYRIMI

 

İçindeki sesi dinle dedi Kemal’e Ahmet.  Kemal arkadaşına öfke ile baktı;

-Ne sesi be abiciğim! içimde bir ses yok ki , içim her telden çalıyor hangi sesi dinleyim, beni doğru yola hangisi götürür? Ne bileyim ben.

– Çok karışık değil inan. Kalbinin sesini dinle. Senin çok karışık dediğin diğer sesler Zihnin sesidir. Kalbin sesi bizi yanıltmaz.

-Yok , almayım. aklımın sesini dinlerim ben. Zira kalbimin sesini ne zaman dinlesem beni acıların kollarına attı. Aklım ne diyorsa onu yaparım.

-Esas olan kalbin sesidir. Bunu diğer seslerden ayırabilirsen acı çekmezsin.

-Ben ayıramıyorum her defasında da yanılıyorum bir kuyunun dibine düşüyorum  geri çıkana kadar akla karayı seçiyorum. Tek ses bilirim oda aklımın sesi. Gerçi onu dinlediğimde de aynı sıkıntıları çekiyorum. O halde bu sesleri hiç dikkate almadan mantığın sesi en iyisidir. Hesap kitap yaparız, adımımızın sonucunu mantığın sesi  ile, az yanılma payı olsa da görebiliriz.

********

İçimizdeki  seslerin ayrımını yapmak için biraz dikkatle kendimizi  gözlemlememiz gerekir. Hangi sesin hangi duygudan beslenerek bize seslendiğini ayırma potansiyeli her insanda vardır. Kalp ses(vicdan sesi)i: Aşkdan, sevgiden, merhametten,iyilik basamaklarından seslenir. Kalbinizden o kadar  yayılarak gelir ki “Hayır, onu öyle yapma” yaparsan şu sonuçlar karşına çıkar” der. Sizi asla kötü olana sevk etmez, kötülük yapmaya her niyet ettiğinizde  size iyi yolu gösterir. Kalbinizden gelen her iyi uyarının karşısında duran ses ise zihnin sesidir. ” Zihnin(ego) sesi: Bu yaşamınız boyunca biriktirdiğiniz olumlu olumsuz düşünce, görüş, bilinçaltı kalıpları ile oluşturduğunuz bir duruşun sesidir. Bu sesin basamakları hırs,kıskançlık, kibir,inat, aç gözlülük, sevgisizlik, çıkarcılık,seviyesizlik, negatiflik dir. Bu ses size bu alanlarda hizmet eder, Zihnin “(ego) nun sesi kendimizce dış dünyadan kendimizi korumak için oluşturduğumuz her gün bu basamakların alanlarına yeni çentikler attığımız bir sesler bütünüdür. Bazen öyle güçlenir ki  kalbin sesini duyamaz oluruz kafamızda bir orkestro ile dolaşıyor gibi hissederiz kendimizi. Bu sesin ayrımını şöyle yapabiliriz.  O sizi yönlendirdiğinde  ilk önce yaptığınız şey çok doğru gibi gelse de  yapılanları yaptıktan sonra huzursuz olursunuz, içinizde tarifsiz bir boşluk oluşur. Acınızın  tarifi ve nedenini bulamazsınız. Zihnin sesi ile kalbin sesi her daim çatışır, biri koşusuz sevgiye yönlendirirken diğeri daha dünyevi ve bedeni kazanımlar peşinde olduğu içindir ki insan denen varlık heran karmaşa içindedir.Ne yazık ki bu seslerden kurtulma şansımız da  yoktur. Zihnin sesini her daim duyarız bizim beşeri kimliğimize daha yakındır, kalbin sesini ise bazen duymak istemeyiz ve onu susturma yoluna gideriz ki bu bizim pisikolojik durumumuzu çökerten en önemli nedenlerden biridir. Kalbimizin sesini  susturmamız demek, özümüzle bağlantımızı kesmemiz anlamına gelir ki, dünyada elde edeceğimiz hiç bir kazanım, başarı, kariyer, para, ün bizi mutlu etmekten uzak olacak  her şey bize külfet olarak geri gelecek demektir. Biraz dış dünyamızdan içimize dikkatimizi verirsek hangi sesin hangi telden çaldığını anlayabilir daha olumlu kararlar alabiliriz.

Aklın(Mantığın) sesi:  Bu ses bizi sürekli  hesap kitap yapmaya sevk eder. Mantığın sesi ego dan da  kalbin sesinde de bağımsızdır. O size  iki ses arasında kaldığınızda seslenir derki; “Hey bak bende burdayım beni dinle.” Aklın (Mantık)sesini zihnin sesinden ayıran çok önemli bir özellik vardır. Bu özellik de  Zihnin sesi kötü de olsa duygu içerir mantığın sesinde ise duygu yoktur. Sadece akıl aparatının  eldeki verileri matematiksel hesaplaması vardır. Mantık sesini kullananlar kendilerini çok zeki sanmakla övünürler. Evet, şunu kabul etmek gerekir ki çok isabetli hesaba çıkara dayalı  kendi lehlerinde kararlar alabilirler. Ama sadece kendi lehlerinde. Çevrenin durumu bu tip sesle kendini yönetenlerde çok önemli değildir. Bencil dediğimiz insanlar bu guruba dahildir. Zihnin sesi gibi kalbin sesini duymamanız için elinden geleni yapar. Mantık sesini çok kullananlar maddi açıdan çok varlıklı ruhsal açıdan yoksuldurlar. Bu gün dünyada yaşayanların  büyük bir bölümünü oluşturmaktadırlar.

 

 

 

 

 

 

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply