Yazılar

İLİŞKİLER İLE İLİŞKİLENDİRİLMENİN MANEVİ YÜKÜ

 

Genç adam, genç kızın  kapısının önündeydi.Ayrılığı kabul etmiyor bir kez daha konuşma talebinde bulunuyordu. Genç kızı yanına gelmesi için ikna etmişti. Genç kız kesin kararlıydı  ayrılığa. Oda ümitlenmişti,  ikna edebilirim belki diye düşünüyordu.

Aracın kapısını açarak adamın yanına oturdu.

-Neden geldin? dedi. Anlaşamıyoruz, anlaşamayan iki insanın yaptığını yapıp ayrılmalı , kendi yollarımıza yürümeliyiz.

-“Hayır böyle deme” dedi genç adam.” ben senden ayrılmak istemiyorum.Bana bir şans daha ver, lütfen”

-Yok dedi genç kız. sen verdiğim bütün şansları tükettin.Seni sevmiştim ben. görüyorum ki bana karşı ciddi hisler taşımıyorsun sevdiğini söylüyorsun ama evlenmeye yanaşmıyorsun ben daha fazla devam edemem, etmeyeceğim de hayatımdan çıkıp gitmeni istiyorum. deyip araçtan inerek kapıyı çarpıp evine doğru yürümeye başlamıştı.

Aracın içinde  ikna edememenin acısı ile kıvranan genç adam torpidoya sakladığı silahı çıkartarak  genç kıza  seslendi..

– Gülsümmm!!!, Gülsümm!

genç kız sesin doğru geldiği yere dönüp baktı. Kendine doğrultulmuş bir silah vardı

-“Hayır!, ne yapıyorsun? yapmaaa!”  diyebildi

iki el silah sesi duyuldu, genç kız başından ve göğsünden yaralanmıştı, genç adam sevdiğini sandığı genç kıza son bir kez bakarak araçla uzaklaştı, yerde kanlar içinde yatan genç kız babasını arayarak yardım istedi. Hastaneye kaldırıldı  kurtarılamadı… hayatının baharında genç bir çicek daha hoyrat bir yürek tarafından  koparılmış çiğnenmişti. Genç adam ise aynı gün içinde yakalanmıştı, Polislerden birisi

-“Neden öldürdün kızı? “dedi_

-“Öldü mü? Gülsüm öldü mü? Allahım  benide al “diye ağladı elleri kelepçeli götürülürken.

Buna benzer basına yansımış hayat hikayelerini yılda en az yüz kere duyuyor görüyor ve izliyoruz. Kadın -erkek ilişkilerinin yoz bir tabana kaydırılmış olması çocuklar dahil toplum bilincinde büyük yaralar açmaktadır.

Bir kadın ve erkek arasındaki bağ, manevi temele oturtulmadığı,sosyal yaşam planında ciddiyetini beyan etmediği sürece ilişki diye tanımlanıyor toplumumuzda. Çeşitli sosyal paylaşım sitelerinde seçenekler arasında “ilişkisi var” ilişkisi yok”gibi beyanları doğru bulmuyorum. Bir kadının ve erkeğin hayatında yeteri kadar yer açmadığı bir varlığa geçici bir süreliğine, öylesine, eğlencesine gibi gayri insani tutumlarla yaklaşması çok yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Kadın veya erkek diye tanımladığımız insan penceresinden bakıp geçebileceğiniz bir varlık değildir. Yaklaşımları iki kişiden biri mutlaka ciddiye alacaktır , sonuç topluma yansıyan yüzlerce cinayet haberleri olarak hepimizin ruhunda yaralar açmaya devam edecektir.İlişkilerde yozlaşma oldukça fazladır.Erkeklerin ve kadınların  bireyleri evlenmelik ve eğlencelik diye tanımlayarak aşağılaması  toplumun gayri insani tutumlarını her geçen gün perçinlediğini izlemekteyiz. Ayrıca evli erkeklerin veya evli kadınların durumu da çok vahimdir.Kapitalist sistemin  erkeğe kolay kadın yaratma çabaları başarı ile hayata geçirildiği gibi  dünya kadınları her milletten her ırktan, her dinden büyük bir dejenerasyonun ağına düşürülmüştür.Bireyleri daha yakın plandan incelemeye başladığınızda bu dejenere ilişkilerin insan ruhu ile bağdaşmadığı görülmektedir. Çoğu sıradan eğlence diye başladıkları ilişkilerin altında kalıp ezilmektedir. İnsanın eğlenmesi  diye bir durum söz konusu değildir.İnsan bu dünyaya eğlenmesi için gönderilmemiştir. Bazı duygusal boşluklar,özentiler insanı hatalara sürüklemektedir. kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan sözde modern diziler ise bu durumu topluma olağan göstermektedir. Modernlik teknolojide olur, bilimde olur, düşüncede olur, giyimde olur fakat  kadın ile erkek ilişkilerindeki dejenerasyon modernlik değildir. Belkide kadın ve erkeklerin düştüğü en acı tuzak çelişkili ilişkileri modernlik, çağdaşlık gibi algılamalarına izin vermeleridir.“İLİŞKİ” kelimesi kadını da erkeği de aşağılar.İlişki diye tanımlanan olay kadınında  erkeğin de  birbirlerine yükümlülüklerini görmezden gelmelerine yarayan sığ bir süreçtir ,yüz ilişkiden sadece  bir tanesi başarılı bir beraberliğe dönüşebilir. Aralarında evlilik bağı bulunmayan kadınların ve erkeklerin  cinsel konularda sohbet etmesi her iki cins içinde uygun ve doğru bir yaklaşım değildir bu tip konuşmalar bir süre sonra aralarındaki seviyeyi kaldıracağından dejenere ilişkilerin önünü açmaktan başka bir işe yaramaz.Kadınlarda  erkeklerde  birbirlerinden hoşlanıp hoşlanmadıklarını  ilk altı saniyede hissedebiliyorlar çok fazla zaman ayırmaya olmazı oldurmaya gerek yoktur.Belkilerle acabalarla harcanan zamanlar sadece kendilerine ızdırap olarak dönmektedir. “Belki sevebilirim” kelimesi tamamen zihinsel bir oyundur.İlk görüşte hoşlanmadığınız bir insanı sevebilirsiniz ama bir eş gibi  sevmeniz mümkün değildir, zaman ayırdıkça sevebileceğini düşünenler insanlarda çoğunluktadır, zaman ayırdıkça sadece alışırsınız, alışkanlıklarınızı pekiştirirsiniz fakat sevginin oluşma ihtimali yok değildir ama oldukça düşüktür.Bu tarzda bir bakış açısı ile başlayan iletişim süresince acabalarla, olabilirlerle başlayan kişi diğerini suistimal eder, biri her geçen gün bağlanırken diğeri hırçın bir denizle boğuşmaktadır , çoğunlukla da ilişkiyi bitirme noktasına gelen kişidir. Sonuç olarak, büyük ümitlerle bağlanan hayalleri yıkılan kişi ilişkiyi bitirme sürecini kabul etmez, mücadeleye girer. Son zamanlarda toplumumuzda her yaş gurubundan evli,bekar insanlar arasında ölümle sonuçlanan ilişkilerin ruhsal yapısı ilişkiyi başlatanlardan birinin yetersiz sevgi  ile  ciddiyetsiz bir üslupla iletişimi  başlatmasının sonucudur. Bu kişiyi  ise; illada bir ilişkisi olması gerekir, olmazsa olmaz gibi negatif bir dayatmanın etkisi altında kaldığını görebiliriz. Onurlu bir yalnızlık birinin hayatını karartmaktan daha iyidir. Yeteri kadar sevgiyi hissetmediğimiz bir insanı hayatımıza alıp, bir süre sonra “sen bana uymadın” deyip kaçmaya çalışmak vicdansızlıktır. Bunun için ilişkilere başlarken ne hissediyoruz, ne yapabiliriz, ne kadar yapabiliriz net bir duruşumuz olmak zorundadır.Kelimelerimiz ağzımızdan çıkan kurşunlardır özel bir iletişime hangi amaçla geçmiş olursak olalım kullandığımız kelimeleri dikkatli seçmek zorunluluğu vardır işimize geldiği gibi konuşmamız veya dilimizden çıkan sözlerin kalbimizde karşılığı olmadığını bildiğimiz halde yalancı sevgi sözcüklerine baş vurmamızın yıkımı karşı taraf için daha da ağırdır.Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı karşımızdakine yapmadan evvela  yüz kere düşünüp bir kere yapmalıyız. Yalancı sözleri hangi maksatla söylediğinizi siz biliyorsunuz fakat karşınızdaki kişi söylediğinizi mutlak doğru olarak kabul edecektir. Karşınızdaki kişi bizim  içinizi bilemeyeceğinden biz karşımızdaki varlığa karşı sorumluyuz.Yüksek ahlaki standartları aklımızdan çıkarmadan yalnızlık yükü ne kadar ağır olsa da alacağımız yanlış kararların neticelerini gönül gözümüzle görmeye çalışmak insan olarak yaratılmış her bireyin vazifesidir.Ucuz çıkarcı haysiyetsiz ilişkilerle kendimizi kirletmemeli ,başka insanların çiçeklerine hoyratça zarar vermemeliyiz. Unutmamalıyız ki her  birimiz bir başkası için hayatı derecede önemliyiz.

Güzel düşünelim , iyi niyet taşıyalım ki içimizde güzellikler , güzel niyetlerde bizi bulsun…

Sevgiyle kalın.

 

 

 

 

 

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın