Öne Çıkan Yazılar Yazılar

Kendimize Dair Varlık Tanımımız…

Derin bir of çektikten sonra gözlerini benden kaçırarak “dünyanın en dertli insanı benim” dedi.Cebindeki sigara paketinden bir sigara alıp yaktı, yüzünde acıdan çok anlamsız bir ifade vardı. “Biliyor musun ? dedi. “Ben hiç bir zaman mutlu olmadım , mutlu olacağımı da hiç sanmıyorum. Sen şimdi bana şu anda dünyanın en güzel çiçeklerini hediye etsen, veya dünyanın en güzel haberini versen yinede içime giren her şey bir süre sonra canımı yakmaya başlıyor. Gülümseyerek yürüyen, içten coşkulu kahkaha atan insanlar en kıskandıklarımdır, onları çok kıskanıyorum sonra kendime diyorum ki bu insanları bu kadar coşkulu yapan olay nedir? niye onlar mutlular da  ben değilim.Kırklı yaşlarıma geldim, mutluluğu bulamadım. Çocukluğumda arkadaşlarım top oynarlardı, oradan oraya koşar ben ise onlara bazen katılsam da çoğunluklu perdelerini sıkı sıkı kapattığım odamdan dışarı çıkmamaya özen gösterirdim.Kafam sanki bazı güçler tarafından esir alınmıştı. Sürekli düşünceler düşünceleri  çağırır, sonra hepsinin kuyrukları birbirine değmeden beni bitkin bir halde bırakıp giderlerdi. Kendimi soyutlardım , hem ailemden, hem arkadaşlarımdan.Sadece bir hayali bir isim içimin bütün odalarında dolaşırdı. İşte o kız beni bu hale getirdi. Bu gün ben  yarı deli gibiysem, uyumsuzsam, acılar içinde depresifsem işte o kız şuçlu. Daha doğrusu onun varlığı suçlu.Bak işte gör halimi, onu suçlamayı bile başaramıyorum. Onu suçlamak istiyorum, ona bağırmak çağırmak istiyorum ama onun bu olanlardan hiç haberi yok.Bir insanı var olmasından dolayı suçlamak ne kadar ağır bir suç değil mi? Peki ben miyim her şeyin sorumlusu? Her şeyin suçlusu ben miyim? Haydi söyle  ben miyim?Yüzündeki anlamsız ifade kaybolmuş, öfke ile kaplanmıştı. Ne diyeceğimi bilemeden bekledim bir kaç dakika. Biraz onu oyalayarak zaman kazanmak istedim.

-Neden acı çekiyorsun peki? O kız kim?

-Çocukluğumun zehirli yapraklarını çevirmek istemiyorum, onlarla yüzleşmek istemiyorum  şimdi, dedi.

-Yüzleşmek gerek belkide , şimdi ise en önemli an. Yani şimdi. Konu zaten deşildi. Buradan kaçış yok.Ben sana hiç birşey sormadım sen kendin söyledin, çünkü biliyorsun ki yardıma ihtiyacın var.Bazen insanın kendi ile yüzleşmesi en iyi terapidir. İlaçsız tedavidir.

-Ellerim üşüdü dedi. İçeride oturalım mı?

Gerçekten üşümüş müydü? yoksa kendini geçiştirmeye devam mı etmek istiyordu karar veremedim. İçeriye geçip cam kenarında bir masaya oturduk.

“Salep içelim ki, burası salepi çok güzel yapıyor, şöyle bol tarçınlı, ne dersin?”

“Olur, olur ” dedim. Eeee ? bir soru sormuştum.

“Hımmm… şu konu… bütün kalbimle sevdiğim kadını bir türlü aklımdan çıkaramıyorum . Her an, onunla konuşuyorum, yani içimden. Ona yazıyorum, ona anlatıyorum yani kimse yoksa yanımda. Bazen sokakta yürürken bile sesli şeyler söylüyorum ona,insanlar ilginç ilginç baktıklarında gerçek dünyaya dönüyorum.Çocukluğumdan beri her an, her saniye hep onu düşündüm, hep hayatımı onunla geçirmek istedim, ama o bunu hiç bilmedi, bileceğini de sanmıyorum.Benden ve hislerimden haberi yok.Böyle daha iyi.

“Söylemedin mi, onu olan duygusal bağımlılığını?” Hem şikayetçisin hemde daha iyi diyorsun. Hangisi doğru olan. Sevgi değil senin ki, aşk hiç değil. Sevsen yakınında olmak istersen, aşık olsan ona ulaşmak istersin.dedim.

“Bağımlılık diye aşağılıyor musun, sen şimdi benim en derin hislerimi? Sence bağımlılık öylemi? benim bütün yaşadığım acılar basit bir bağımlılık yani, aferin sana bir insan bundan daha iyi aşağılanamazdı.Oysa; ben, beni anlayacak tek kişinin sen olduğunu sanmıştım, yanılmışım deyip çekti gitti.

Bir süre daha oturdum, salepi içtim.sonra anlattıklarını yeniden yeniden düşündüm. “Bu bir aşk değil, bağımlılıktı bana göre. Hayali bir aşk yaratıp onunla kendini var etmeye çalışmanın adıydı.Duygularımız bizi köleleştirebilir, bizimle istediği gibi oynayabilir, akıldan daha üstün meziyetleri vardır, içseldir,kontrolsüzdür. Fakat şunu görmek gerekir.Biz hayata ne ile bağlanıyoruz.Kendimizi ne ile var sayıyoruz, mesela, tutunduğumuz şeyi alsalar elimizden ,bizden geriye ne kalır? Hiç böyle baktınız mı kendinize. Acınızı alsalar, ideolojinizi alsalar, amaçlarınızı alsalar elinizden  sizden geriye ne kalır ?Paranızı alsalar, malınızı mülkünüzü alsalar mesela, ne kalır sizden geriye. Sizi siz yapan nedir? nasıl var olmaya çalışıyoruz hayatta, tutunduğunuz sizi burada tutan güç nedir?

a)Acı ile, acı bedeni besleyerek mi  hayatta var olmaya çalışıyoruz?

b)Sevgi ile bedeni besleyerek mi hayatta var olmaya çalışıyoruz?

c)Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için farklı ideolojilerin peşinden koşarak mı var etmeye çalışıyoruz?

d)Haddinden fazla yemek yiyerek mi var olmaya çalışıyoruz?

e)Biz her fırsatta negatif fikirler, fitne, fesatlık üreterek mi kendimi var etmeye çalışıyoruz?

f)Bütün enerjimizi mal mülk, para kazanma ile mi var etmeye çalışıyoruz.

ı)Bizi var eden sadece ailemiz mi, çocuklarımız mı?

i)Güç ile, güçlü olmak ile mi var etmeye çalışıyoruz kendimizi.

Oysa, o adından başka hiç bir bilgiye sahip olmadığı bir kadının etrafında oluşturduğu duygularla “Acı bedenini” en derinden besleyerek hayatta kendine var olduğunu kanıtlamaya çalışıyordu. Biz kendimize bir varlık nedeni tanımlamadan hayattan  keyif  alamayız. Bu tanım bizi acıdan bile keyif alacak hale getirebilir. Eğer kendimizi acı ile var etme tutsaklığına düşmüş isek en güzel olayların bile acı yanlarını , veya muhtemelen olası  acı ihtimalleri ile kendimize acı çektiririz.  Her insanın kendi içinde kendine dair bir varlık tanımı vardır. Bu tanımı bazen çocuk yaşlarımızda , bazen genç yaşlarımızda, bazende yetişkin dönemlerimizde yaparız ama mutlaka varlık nedenimize dair kendimizle ilgili bir  varlık tanımlamamız vardır. Öyle ki bu varlık tanımımıza  uyduramadığımız her şey bizim canımızı acıtır, hayattan soğutur veya umut verici küçük bir kıvılcım pembe bulutlara yükseltir.Bu varlık tanımı gözümüzü kırpmadan bizi ölümü yollayabilir de.

Bu sorunun cevabını net bir şekilde kendimize verdikten sonra, kendimize dürüst olabilir ve içimizde dolaşan  çoğu zaman anlam veremediğimiz duygu ve düşüncelerimizi çözümleyebiliriz.

Kendimize yapacağımız en  büyük iyilik kendimizi bu dünyada ne ile var etmeye çalıştığımıza dair cevabımızdır.

Sevgiyle kalın.

 

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın