Yazılar

KISKANÇLIK SEVGİ GÖSTERİSİ DEĞİLDİR.

-Beni seviyor dedi arkadaşına,

-Kim? Selim mi? dedi Serap.

-Evet,dedi gülümseyerek.

-Niye sevmediğini mi düşünüyordun? Anlayamadım.

-Sevmediğini düşünmüyorum tabiki Serap. Ama  beni sevdiğinden eminim artık.

Arkadaşı şaşırarak baktı yüzüne,

-Eee… ne oldu da emin oldun peki?

-Dün beni çok kıskandı.Kısa bir etek giymiştim, “niye böyle giydin ki ?” dedi.

-Valla anlamadım seni, etek giydin, seni kıskandı, sende seni sevdiğinden emin oldun öylemi?

-Hıı hıı dedi başını sallayarak.

         Kıskançlığın sevgiden kaynaklandığı Kadınların ve erkeklerin belkide en yanıldıkları konulardan biridir Kıskançlığın üç temel nedeni vardır.

Bunlar:

a)Karşısındaki kişi veya kişilerin sevgisinden emin olamamak.

b)Güvensizlik

c)Yetersizlik hissi.

Kıskançlık doğarken bizimle gelen, iyileştirmemiz gereken duygularımızdan birisi. Çocuk , kardeşi doğduğunda ,annesini babasını kardeşinden kıskanır, artık sevildiğine  dair şüpheleri vardır.Dışlanma korkusu çocuğun kıskançlığını pekiştirir. Anne baba kardeşler arasında bir adalet sistemi geliştirmez ve çok azda olsa yanlı bir tutum takınırsa bu pekiştirme kişiliğin en büyük özelliği  olma yolunda ilerler.Çocuk annesini babasını kıskandığını belli ettiğinde anne baba şöyle bir yanılgıya düşer, “bizi ne kadar çok seviyor,paylaşlak istemiyor”diye düşünürler. Doğrudur çocuk onları tabiki seviyordur paylaşmak istemiyordur fakat temel neden sevmesi veya sevmemesi değil, artık kendinin sevilmediğini düşünmesi ve hissetmesidir.Sevilmeme korkusu kendini farklı şekilde ifade eder, bu bazen öfke nöbetlerine, ,bazen aşırı şiddete ve küfre, kontrol edilemez bir hiperaktiviteye döner.Çocuk büyüdükce ilk sevilmeme korkusunun deneyimlerini daha belirğin hissetmeye başlar, artık  bu  dahada farklı şekillerde ortaya çıkacaktır.Şimdi okulda arkadaşlarının başarısını, veya kız arkadaşının güzelliğini, zenginliğini, vs. bir sürü tanımlı ve tanımsız şeyi kıskanmaya başlayacaktır.Sevilmeme  korkusundan kaynaklı kıskançlık artık kıyaslama yaparak kendini yetersiz hissetme içgüdüsüne dönüşmüştür. İçinde yanan bu hastalık ruhunu,beynini kasıp kavurur.

Kadın erkek ilişkilerinde kıskançlık hem yeteri kadar sevildiğinden emin olamama, sevilen kişiye  duyulan güven eksikliğindendir. Kadınlar  ve erkekler bu konuda büyük yanılgıya düşerler, Onları aşırı kıskanan erkek-kadın onları çok sevdiğinden kıskanmıyordur, verdikleri mesaj şudur;

a)Senin sevgine güvenemiyorum, her an beni bırakıp, başkasını tercih edebilirsin.

b)Sen bana güven vermiyorsun, korkuyorum ben senden.

c)Benim kendime olan güvenimi sarsıyorsun, hemcinslerim  neden seninle ilgileniyor sanki.

b)Kendimi senin karşında  yetersiz hissediyorum.

 Kendilerinin çok sevildiğine inanmak istemeleri egolarını bu şekilde tatlı düşüncelerle kandırmanın ve oyalamanın bir şeklidir. Çünkü kimse gerçekle ilk etapta yüzleşmekten hoşlanmaz. Sevilme ihtiyacından kaynaklı bir görme sendromu yaratırlar.Şayet bütün kıskançlıklar sevgi odaklı olsa idi çatışmaların, öfke nöbetlerinin,olmaması gerekirdi, çünkü sevginin , sevilmenin doğasında kavga gürültü,çatışma yoktur.Sevgi ile  kıskançlıktan kaynaklı doğan bazı davranışları yan yana koymamız mümkün değildir. Sevgi ile kıskançlık yan yana yürüyemez.

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın