Yazılar

KUANTUM KUANTUM DEDİKLERİ…

 

                   Düşünce gücünü savunanlara şimdide Kuantum Fiziğini kullanarak kişilere Tanrılık vazifesi vermeye çalışanlar eklendi. Bireyler hayatlarında olmayan herşeyin baş sorumlusu ilan ediliyor. Başına iyi veya kötü , yaşanan ve yaşanmayan herşeyden sen sorumlusun diyorlar. Sen sorumlusun çünkü

-Yaşamınızı yöneten düşünce biçiminizdir,düşün ve elde et. iyi düşünemiyorsun,

-Bilinçaltındaki nefatif kalıpları pozitife çevirirsen hayatında herşeyi elde edebilirsin

-Şimdi başına gelen kötü olaylar , geçmiş yaşamınızda kim ve nasıl biri olduğunuzla ilgili olabilir,

           Yerli, yabancı yüzlerce  yazar özellikle son  yirmi otuz yıldır dünya genelinde , bazı tekniklerle kişilere”Şunu şöyle yap, şöyle düşün “gibi direktiflerle bireylere ” Hayatındaki herşeyin sahibi ve sorumlusu sensin” diyorlar. Evet, insanın herşeyi bir enerjidir. Bu enerji negatif ve pozitif  olaylardan etkilenir. İnsanın yaşamı sadece onun düşünme biçimine bağlı değildir.

Bir insanın kendi yaşamı ile ilgili isteklerinin gerçekleşmesi , sadece onun pozitif veya negatif düşünmesinden çok milyonlarca ihtimalin bir ayara getirilmesi işidir.Pozitif düşünmek elbetteki bireyin kendini iyi hissetmesini sağlar. Fakat her arzu pozitif ve negatif düşünmeye bağlı gelişmez. Sosyal olgular vardır, sadece olur ve siz içinde akarsınız. Hayatınızda asla düşünmeyi bile akıl etmediğiniz birsürü olay gelebilir başınıza. Bu siz düşündüğünüz yada düşünmediğiniz için olmaz. Hiç bir canlı, deprem, sel,tusunami,volkanik patlamalar,kıtlık,yangın,savaş gibi telaffuz bile etmeye çekindiği bu tip durumlar içinde kalmak istemez. Günümüz dünyasında açlıktan ölen insanlar var,bu insanlar iyi düşünmeyi bilmedikleri için mi açtırlar.Şimdi bunu bazı yazarlar kalkıp “Kıtlık bilinci” ile açıklarlar. Aç kalmanın bilinçle bir alakası yoktur, kişi açtır çünkü dünyanın biryerlerinde birileri fazla tüketiyordur.Dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşayan bir birey hiç başına bombaların düşmesini çoluk çocuk kaçacak delik aramayı  ister mi? Bunları yaşayanlar çok mu negatif düşence kalıpları içindedirler.Tecavüze uğrayan küçük çocuklar çokmu kötü varlıklardır ki böyle kötü bir olaya maruz kalmışlardır.Dünya ortamında doğmak büyümek, hayatta kalmak zorlu bir iştir. Bireyi doğum noktası insanın hayatının kılavuzudur. Kişinin nerede doğduğu, nasıl bir ailede doğduğu yaşamına yön veren en önemli unsurdur.Dünya ortamında doğmak büyümek ,hayatta kalmak zorlu bir iştir demiştik, bu zorlu işe  bir de bireyin alakası olmayan başına gelen işler için ” olan herşey senin yüzünden oluyor, çünkü negatifsin, çünkü bilinçsizsin, çünkü düşünmeni yönetemiyorsun”  gibi söylemlerle  bireyleri “herşeyin baş sorumlusu”göstermek yanlıştır.kişilerin kendilerini “suçlu” hissetmelerine olanak sağlayan bi tip  davranışlardan kaçınmak gerekir.

    Dünya vatandaşı her bireyin  nerede doğarsa doğsun, hangi milletten olursan olsun yaşamı oldukça zordur.Kimse kimsenin içinde nasıl bir cehennem taşıdığını göremez , bilemez. Bizim uzaktan gıpta ile baktığımız yaşamları yaşayanlar bile acı içinde olabilirler.Dünya acı ile kendini arama yeridir çünkü, Herkesin iki  kayıbı var zaten, Yaradanı ve kendini arıyor, niye üçüncü kez acılarını çoğaltacağız.Zaten zor olan yaşamı zorlaştırmak düşünce alemi insanlarına yakışmaz.Yaşam basit bazı kalıplarla yönetilemeyecek kadar çok kapsamlı bir olaydır.Herşeyi madem biz düşünüyoruz biz yapıyoruz herşey bizim elimizde o halde ” Allah’ın iradesini”yok mu sayacağız.

      Bırakın kul kulluğunu bilsin. Kulluğu bilmek hayatında olan olmayan ,iyi kötü ne varsa,”nasip” diyebilmektir. Bir verenin olduğunun farkında olmaktır. Kendini suçlamak değildir.Bireylere herşeyi siz yapabilirsiniz, düşünerek yatarabilirsiniz gibi “Tanrı”lık rölü biçmek insan ruhunu yıpratıcı,onu çıkmaza sokan, dengesini altüst eden, sorumluluğu onun omuzlarına yükleyen  bir düşünme biçimidir.İnsanın bu dünyada iyi insan olmak ve iyi kul olmaktan başka bir sorumluluğu yoktur.

Sevgiyle…

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

1 Yorum

  • Yanıtla
    müslüm
    24 Haziran 2011 at 18:00

    İNSAN VUCUDÜNDE BULUNAN ENZİMLERİN SALGILANMASI SONUCU REAKSİYONLAR OLUŞUR.Reaksiyonların tepkimesi sonucu bir miktar enerji ortaya çıkar ve sonuçta bir madde hasıl olur.Bir gün insanı vahşileştiren veyahut kuzuya çeviren enzimler keşfedilecektir.İnsana yalan söyleten veya asil olmasını sağlayan enzimde bulunacaktır.Yine ilerde bencilliği veya fedakarlığı ortaya çıkaran enzimde.Bunu uzatabiliriz;yani herşey insanın içinde gizlidir.Çevre eğitim ve aile insanı melekte yapar şeytanda.Çünkü her iki cevherde insanın bünyesinde bir dizi işlem sononda bedeni yönlendirir.Enerji veya ilahi güç olarak tanımlanan herşey insanın kendisindendir.Onun için İNSAN TANRIDAN BİR PARÇADIR.Bize bildirildiği kadarı ile birirbirine zıt etkiler oluşturan enzimlerin vucuttaki oranları onları salgılatan eylemler sonucu doğru orantıldır.örneğin iyilik yapan bir şahısta oluşan enzim zıtı olan kötülük enzimini yapılan reaksiyonun enerjisi kadar yok ediyor.öyle bir an geliyor ki o insan meleklerden üstün bir kişiliğe ulaşıyor.İnsanın; kendisini ve yarınını keşfetmek üzere kugulayıp şifreleyen ALLAH şeytanımız olan enzimlerimizi dua ile kısırlaştırmak içinde ego dan kurtulma yöntemini önermiştir.Sizi yüceltip kendimi aşagılara indirgedikçe büyüyen kimdir?Somut olarak siz amma soyut olarak ben yücelirim.Bütün herşey sahip olduklarından başkasının mutluluğu için vazgeçebilmektedir.Yalan olan tek şey insanın kendine nefsine yaptığıdır.NEFİS GIDASINI TOPRAKTAN RUH İSE İBADETTEN ALIR.İbadetin esası kulluktur.Nefsin esası arzu ve hevestir.Ruhuna sahiplenemeyenler nefsine esir olurlar.İŞTE SİZE İNSANIN İÇİNDEKİ ŞEYTANIN EN BELİRGİN YÜZÜ KİN NEFRET VE DÜŞMANLIKTIR.hiddetlenmiş bir insanın yüzüne baktığınızda herşeyi çok güzel anlayabiliriz.O insan kendi değildir,taşmış,kabarmıştır.İnsanda verdikçe büyüyeceği sevgi hazinesi varken böylesine kabarmış ise demek ki içine şeytan girmiştir.Hani derlerya şeytana uydum.Düşününce şeytanın rengi belirginleşir,genelde düşünmeden yaptığımız fiillerde hata yaparız sonrada pişman oluruz.İşte pişmanlık enzimini devamlı hücrelerinde hazır tutabilenler eylemlerinde pişmanlık duymazlar çünkü tartarak davranırlar.SİZE TARTMADAN DÜŞÜNCESİZLİK EDİPTE SİTEMDE BULUNDUĞUM İÇİN ŞU AN NASIL PİŞMANIN ANLATAMAM.BÜYÜK İNSAN;DÜŞÜNÜR,YAZAR,ŞAİR PAKİZE HANIM ALÇAKGÖNÜLLÜĞÜNÜ GÖSTERİP MESAJA KARŞILIK VERDİ. ONCA YOĞUNLUĞUNA RAĞMEN.AL BUDA SANA İLK DERSİN OLSUN MÜSLÜM.

  • Bir Yorum Yapın