Yazılar

MERHAMET KAPILARI.

 

 

Film izliyorduk. Yerlerde saçlarından sürüklenen kadın,

-Merhamet edin, ne olur merhamet! diye bağırıyordu.

Canice duyguları harekete geçirmiş adamda  insani bir kımıldama yoktu.

Merhamet kapısına bir gün her birimizin ihtiyacı olacağı muhakkaktır. Merhamet’in kaynağı Allah’tır.Merhamet dünya hayatında varmamız gereken önemli bir kapıdır. Merhamet etmek,  bütün yaratılmışlara yaşam hakkını verebilme yeteneğimizi geliştirme güdüsüdür. Merhamet edebilmeyi öğrenmek, hatayı affetmemizi kolaylaştıracağından bizide özgür bırakacaktır. Merhamet vicdan yasasından farklı çalışır. Vicdan ile merhamet  arasında şöyle bir fark vardır. Vicdan’ın sesi olaylar yaşanırken çoğu kez duyulmaz, ortalık yatıştığında zihniniz durgunlaştığına vicdanın sesini duymaya başlarız. Öfkenin , yatışmasını bekler sizle konuşmak için, o zamana kadarda bir sürü kötü olay yaşanmış ve bitmiş olur. Merhamet ise olay anında alacağınız bir karardır. Ya iyiliği seçeceksinizdir yada kötülüğü. Olayların yönünü o anın içinde alacağınız karar belirleyecektir. Bunun için Merhamet  duygusunu geliştirmek mühim bir konudur. Dünya hayatlarımızda birbirimize merhamet edebilirsek dünya daha güzel bir yer olacaktır. Merhamet, bağışlamayı, korumayı, koşulsuz sevmeyi, karşılıksız yardım etmeyi, dahada önemlisi egomuz karşısında başımızın dik durmasını sağlayacaktır. Her merhamet edişimiz egomuza indirdiğimiz bir darbe olacağından tekamül açısından gelişimimiz dahada hızlanacaktır.

Allah’ın en önemli özellikleridin birisi merhametidir. Bizden de kendi yarattıklarına karşı merhametli olmamızı istemektedir.Bunu Kuran’ı Kerimin bir çok suresinde belirtmiştir.

Öfkemiz kabarıp taşmaya başladığında,  karşımızdaki bir taş dahi olsa yaradanın eseri olduğunu aklımızdan çıkarmamız gerekir, öfkeye kine mağlup olmaz , bizi kızdıracak merhametsizleştirecek  her ne ise, yaradanını hatırlamak bize merhamet kapılarını açacaktır.

Merhamet etmeyi mantıklada karıştarmamak gerekir. Mantık; hesapcı , plancı , çıkarcı zihnin eseridir. Merhamet ise kalpden doğar ve gönül ehli olma yolunda olduğumuza işaret eder. Merhamet beklentisizdir, şefkattir, sevgidir, onurlandırmadır ve onurlandırılmadır. Merhamet ettiğimiz kadar, bizede merhamet edilir.

Birgün odada oturan bir arkadaşım küçük bir örümcek görür. Onu vıcığını çıkarak öldürür.Olayı şöyle nakletti;

-” O gün odamda oturuyordum küçük bir örümcek yavrusunun odamın duvarında gezindiğini gördüm. Herşeye merhametliyim aslında, asla hiçbirşeyi üzerine basarak öldürmeyen, karıncalara bile bilmeden bassa mezar yapan biri olduğum halde  o gün bende merhametten eser yoktu. Sanki içimde gizlediğim cani beni etkisi altına almıştı. Bir kitap aldım gidip örümceği öldürdüm.İçimde hiç bir vicdani harekette hissetmiyordum, merhametten hiç bir eser yoktu. Onu yaratan; ne aklıma fikri olarak nede kalbime hissi olarak gelmemişti. Sonra günlük işlerime daldım .Odamda her gün örümcek ağları ve örümcekler çoğaldıkça çoğalıyordu. Daha sonra içimde merhamet duygusu yeniden hayat bulduğundan,örümcekleri   öldürmeden alıp dışarı koyuyordum ama nafile.. ben üç koysam ertesi gün, beş, daha ertesi gün, on, daha sonraki günler on onbeş olarak geri geliyorlardı.

Bunun nedenini  düşünüyordum, ne yapmıştım. Ne olmuştuda örümcekler beni rahat bırakmıyordu.yaklaşık on onbeşgün sonra  canice öldürdüğüm örümceği hatırladım. Allah’tan merhametsizliğim için beni bağışlamasını diledim. Hatamı anlamıştım. Ben hatamı anlayıp af dilediğim andan itibaren örümcekler odamdan ben bişey yapmadan kendileri gittiler. Anladımki Merhamet kapısı açılmış birinin , bu kapıyı çarpıp çıkması Yaradanı çok üzüyor. O yarattığı herşeyi koruyor gözetiyor.Hatamın farkına varabilmem için odama çoğaltılarak gönderilen örümcekler merhametle ilgili bir dersti.” Ey kulum merhamet kapısından geçmiştin, ne olduda kapımı çarptın, ne gözünü gör ettiki yarattığıma merhamet etmedin, çarptığın kapının farkına varman için sana öldürdüğün tür ile imtihan ediyorum”demişti sanki.”

Çok etkileyici geldi  arkadaşıma verilen ders. Kim bilir bize her gün binlerce  ne dersler veriyorda  farkına varamıyoruz. Derslerimizin farkına varsak belkide en büyük sorunların üstesinden geleceğiz.

Allah hepimize merhamet kapılarını açsın, bizleri merhametlilerle karşılaştırsın. Merhametsizlerin gönüllerine şefkat,sevgi tohumlarını  üflesin…

 

Pakize  ARPACI..

 

 

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

1 Yorum

  • Yanıtla
    ismet sabankaya
    2 Aralık 2012 at 15:19

    mutlaka birgün o haksızlıkların hakkından gelinicektir.er yada geç masumların yüzü gülecek biz ne zaman dosdoğru olursak

  • Bir Yorum Yapın