Yazılar

ÖLÜMLÜ İNSANIN ÖLDÜRMEYE MEYLİ

        

    “Gidişin olsunda dönüşün olmasın”.”Bana uzak, Allah’a yakın ol” Hayatlarımızda görmek istemediğimiz kimseler için kullandığımız niyetlerimizi belli eden kelimelerimizden birikisi.Anlaşamadığımız kişiler için kullandığımız  bu sözler öldürmeye meyilli ruh yapımızı kısa bir şekilde ifade ediyor. Hayatımızdaki herşeyde olduğu  gibi öldürme eylemi de niyetle başlar.Duyulan öfke, nefret, kin, bir türlü karşı tarafa kendini ifade edememek veya herhangi bir kişisel sapkınlık, idolojik nedenler içimizde yatan öldürme eylemini harekete geçirmek için etkenlerdir.Hiç kimse ” ben asla kimseyi öldüremem” diye iddia edemez.Bu gün birilerini öldürmüş olanlarda bir zamanlar kendilerinin birisini öldürmeyeceğini düşünen kimselerdi. Yaşanılan olaylar, yaşananlarla baş edememek içimizdeki düşmanı “öldürme meylimizi” ne zaman tetikleyeceğini  asla bilemeyiz. Önemli olan bu meylimizin farkında olmak.Ölümlü olan insanın, öldürme meyli ile baş etmesinin bir imkanı yok mudur. Kabil’in Habil’i öldürmesi insanoğulunun genetik şifrelerde nasıl bir iz bırakmıştır?Kabil’in Habil’i öldürmesinden önce öldürmeyi bilmeyen insan ruhu  hangi yaraları almıştır?

      Kabil sadece kardeşi Habil’i öldürmemiş insanoğlunun ruhunada öldürme meylini yüklemiştir.Bir örneği yokken, birkere   herhangi birşey birkez yaşanmamışken insanoğlu kimseden önce hiçbirşeyi öncelikle yapma meyli içinde değildir. Bir kez iyi veya kötü orataya gelmiş bir olaya tekrar etme meyli içindedir.Kabil’in cinayetinden sonra ilk cinayeti işleyen kişi kimdir bilemiyoruz. Bu kişide pekiştirme işlemini  yapmıştır. Allah’ın  Peygamberleri ile bildirdiği kesin emirler olduğu halde bu emirlere uymamak için kendimizi kandırmak için türlü yolu bulmuşuzdur.

Kuran’ı Kerim

Nisa Suresi: 4/93:Kim bir mü’mini kasten öldürürse cezası,içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır

Hz Musa’ya gelen on emirden 6. Öldürme

      Ölümlü olduğumuz gerçeği, en acı hiç kabul etmek istemediğimiz bir gerçeklik olduğu halde, zaten öleceği belli olan birini önceden öldürmek niçindir?Biz öldürdüğümüz her varlık ile  yaşarken ölürüz. O belki toprağın altına gömülür,Öldüren kişi ise, hergün toprağın altında geri kalan hayatını tamamlamaya çalışır. Yaşarken cehennemi  yaşar.. İster niyetle olsun, ister eylemle öldürmek birdir. Niyet etmişsende öldürmüş sayılırsın. Eline ilk geçen fırsatta öldüreceksindir zaten.Öldürme meylimizle baş etmek bizim dünyadaki en önemli vazifelerimizden biridir. Öldürmek bir kurtulma biçimi değildir. Öldürenin batma, yok olma biçimidir. Öldürmek kestirme yolu seçmektir.Size karşı olan bir düşünceyi ifade eden kişi ile uğraşmamak, kısa yolu seçmektir.İnsanoğlunun birbirine tehdit için kullandığı en büyük silahlardan birisi “öldürme” tehdidir. Kendisi sanki sonsuza kadar burada kalacakmış gibi hareket eder,öldürdüğü kişi ile beraber öldüğünün farkına varsa belkide insanoğlu öldürme eylemini kalbinin sınarlarına bile yaklaştırmayacaktır. Öldürdüğü kişi bedenen ölürken, kendi bedeninde ruhsal olarak ölür, ruh kimliği  büyük bir karma girdabının içinde ,içinden çıkamayacağı acılarla dolu kapıları açar.Artık kendisi de bir ölüdür.Öldürülen bir kez ölürken, öldüren yaşadığı her an her dakika ölür.Bu anlık ölümlerden öldürenin kaçısı yoktur.Azapların en büyüğü onu beklemektedir. Çünkü yasak olan emri çiğnemiştir.

    Ne kadar çok öfkelensek, nefretle dolsakda, “öldürme” emrini unutmamamız  lazım. Öldürmek istediğimizi  onu yaratanın hatrına,birkez daha düşünmemiz lazım. Çünkü Allah’ın özene bezene yarattığı  herhangi bir varlığı  öldürme hakkına sahip değiliz.Bize böyle bir hak verilmemiştir.Sen öldürmeye kalktığın bir varlığın ,saçının bir telinin bir zerresini  yaratabilecek güçtemisin ki, onu yaradanın emeğine hürmet etmezsin.Kendimize sahte düşmanlar yaratmayalım.Bize sadece düşman biziz bunun farkında olmaya çalışalım.Ölüm eninde sonunda herkesin kapısını çalacaktır ama bizim elimizden olmamasına dikkat edelim.Bırakalım verdiği canı yine Allah alsın.Dünya kimseye kalmamış kalmazda, geçici konuklar olduğumuzu her an hatrımızda tutarsak, sonsuza kadar burada yaşayacakmışız gibi ,yanlış hislerimizin bizi yanlış yönlendirmesini önlemiş oluruz.

Sevgiyle…

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın