Yazılar

ÖZGÜRLÜĞÜ ARAYAN RUHLAR

    

  Özgürlüğün   o kadar çok tanımını yapmışısızdır ki bu tanımlar içinde kayboldu insanoğlu.Biz sorular soralım ve bu sorulara yanıt arayalım.

soru 1:Dünya üzerinde yaşayan bir varlığın özgürlüğü ne dir ne değildir?

Dünya gezegeninde yaşamış ve yaşamakta olan hiç bir varlık  tam anlamıyla özgür olmamış ve olmayacaktır.olmasınında imkanı yoktur.Olası özgürlüklerimiz vardır, buda çizdiğimiz sınırların içinde doğmuş olanların  başka bir ırkın saldırısından korumak için düşman istilası veya savaş diye adlandırığımız yüzkarası dünya hastalığından  uluslarımızı korumak için yapmak zorunda olduğumuz önlemlerdir.Bunun için düynanın yarısı askerdir.Her ulus çizdiği sınırları korumak, sınırların içinde yaşayanların can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için ordularına yatırım yapmak zorundadır.Çünkü dünyada  hırsa bağlı olarak işleyen bir savaş mekanizması vardır.Evet sınırlarımızı  koruyabiliriz. sınırlarımızın içindeki bedenlerimizi koruyabiliriz. sınarlarımızın içinde istediğimiz yöne gitme, olgusunu özgürlük  diye tanımlayabiliriz.İnsanoğlunun üzerinde durduğu en büyük ve olmazsa olmaz özgürlüğü yaşayış biçimi böyledir.Bu zorla elde edilen, her zaman güçlü olmayı gerektiren bir özgürlük biçimidir.Zayıfladığın an saldırıya uğrayacağın kesindir çünkü. Bunun içindir ki  dünya üzerindeki bütün uluslar kendisinin en güçlü orduya sahip olmasını ister bu gücü elde etmek ise”dünya üzerindeki bütün kaynaklara tek başına sahip olma hırsını doğurur.Dünyada işlenen  bütün suçların temelinde bu hırs yatar. Herşeye tek başına sahip olmak ve güçlü olmak.Şimdi şu soruları soralım: Kime karşı güçlü olmak? diğer uluslara karşı.Diğer uluslar kim?Allahın takdiri ile  dünyanın farklı sistemlerinde doğmuş varlıklar…” her ulusa göre ise bir başka ulus ,kendisini tehdit eden düşmandır” Bu gezegene başka gezegenlerden düşmanlar gelmemektedir, en azından şimdilik. 

Sınırlarımızı çizdik sınırlarımızı  korumak için mecburen ordularımızı oluşturduk. Pekii özgürmüyüz? Ruhen her an istila korkusu yaşayan hiç bir ulususun bireyi özgür değildir.İnsanların hayatlarındaki  en önemli  korku savaştır.Yolda bin kişiyi çevirseniz  ve sorsanız “savaş olsun mu “diye ” “olmasın” diyecektir.En küçük bir korkunun olduğu yerde özgürlük barınamaz. Korku ve özgürlük yan yana duramaz. Durmasının imkanı yoktur.

Soru 2: Özgürlük diye tanımladığımız olgunun bedenlerimizle bağlantısı.

Biz doğarken bedenlerimize bağlı olarak doğarız. “canım sıkıldı gidip başka bir beden bulayım” demek gibi bir lüksümüz yoktur.bazı felsefecilerinde dediği gibi bedenlerimiz hapishanelerimizdir. Biz bu hapishanede  neyi ne kadar yapıp yapmayacağımıza karar verebiliriz.Bunuda kendimize göre özgürlük diye tanımlarız. Hepimizin ışığa koşan kelebekler gibi özgürlüğü arayıp durmamızın nedeni budur , ölüm olayı olmadan içinden çıkamayacağmızı bildiğimiz   bedenlerimizdir.Bedenin içinde kendini tutsak hisseden ruhun arayışıdır özgürlük. Hep ararız ama ulaşamayız. Bizim serbestce yapmak istediğimiz şeyler bir başka varlığın sınırları ile çatışır. Ne kadar insan yaratılmış ise o kadarda özgürlük sınırlanmıştır.Biz kendi algımıza göre düşünür ve davranırız, karşı taraf kendi algısana ve düşüncelerine göre.Ruhumuzda var olan ” herşeyin en iyisini ben bilirim ” ” benim düşüncelerim ,inanışlarım , dünya görüşlerim”en doğrusudur diye dayattığımız andada ne kendi özgürlüğümüz kalır ne karşı taraftakinin. Çünkü bu yaklaşımın neticesi düşman yaratmaktır..Düşmanın olduğu yerde özgürlük olamaz.Söylediğin düşündüğün,yaptığın herşey bir başka varlığı sana düşman edecektir.Çünkü o senin gibi düşünmüyordur.Düşünmek zorundada değildir.Bu durumda insanoğlu doğumundan ölümüne kadar özgür değildir olmasınında imkanı yoktur.Sadece sınırlı özgürlük algısı ile kendisini aldatmaya devam edebilir ve etmektedirde.İnsanoğlunun ruhsal gelişmişliği yakalamadan özgürlüğü arama çabaları ütopya olarak kalmaya devam edecektir.

You Might Also Like...

No Comments

    Leave a Reply