Yazılar

YAŞAMAK AĞRISI

 

Konuşuyorduk henüz yeni tanışdığım  bir arkadaş ile.

-“Bugün keyiflisin, altıncı hissim öyle söylüyor” dedi

-“İdare eder işte! ben ne kadar keyifli olsamda kalbimde hep hissettiğim acı ile dolaşırım,takmamaya çalışıyorum kalbimi”dedim.

-“Acaba nedir o acının kaynağı? Merak ettim şimdi.”dedi

-Ne yalan söyleyim bende merak ediyorum, soruyorum kalbime diyorum ki; sen kafayımı yedin derdin ne? cevap vermiyor kerata.

-“Anlaşıldı “dedi sustu.

-“İyi anladıysan banada anlat,bende hep bu zamanı beklemiştim anlayan birinin banada anlatmasını.” dedim.

“Yaşamak ağrısı diyor şair bunun adına.Güzel insanlarda görülen bir rahatsızlıktır “diye yanıtladı.

Yaşam ağrısı; Bu kelime kalbimde yankılanmıştı. O tarif edilemeyen, içten içte kanayan, bazen günlerce hissedilmeyen sonra hiç gitmemiş gibi yeniden gelen o sancılar. Her defasında metrelerce derinlikte kuyunun dibine saklamaya çalıştığımız , biz kaçtıkca bize yapışan en yakın kadim dostumuz. Meğer yaşam ağrısıymış. Şu şairler yok mu, onlar insan mıdırlar yoksa başka bir alemden mi yeryüzüne gönderilmişlerdir, Tonlarca kitabın anlatamayacağı ,insanın  ruh halini ,nasıl iki kelime ile anlatabiliyorlar.

Yaşam ağrısı;Senin herşeyin tamken, aç kalan insanı düşünmektir, sen sıcak yataklarda  uyumaktayken, dışarıda soğukda kalanların titremesiyle titremektir,sen evinde ailenle huzur  içinde otururken, dünyanın her hangi bir şehrinde bombaların masum insanların üzerine atılmasıdır. Sen  patlayıncaya kadar her tür yiyecekten tüketirken, açlıktan  ölen çocuktur.Haksızların açgözlerin  insanı değerleri, bütün yaratılmış olan varlıkları, çıkarları uğruna satmasına  telef etmelerine  çaresiz bakakalmaktır.

Yaşam ağrısı:İnsan onurunun, haysiyetinin ayaklar altına alınıp çiğnenmesinin çaresizliğidir, Bütün dünya kadınlarının üretilen bir eşya gibi ticari olarak kullanılması aşağılanmasıdır. Kadınların,çocukların,bebeklerin uğradığı tecavüzlerdir.Sokakta bir hayvanın açlıktan ölmesidir. Vahşice öldürülen insanlar ve hayvanlardır.

Yaşam ağrısı:İnsanın ruhunu yok sayarak, bedensel zevklere indirgemektir. İnsanın Merhametini körelten, insana insanlığını unutturan sistemlerdir.İnsanın sevgiyi alış veriş olarak algılamasıdır. Basit çıkarlar için ruhunu satmasıdır.Yalanın dolanın , üç kağıtcılığın baş tacı edilmesi , dürüstlüğün ahlakın ,erdemin aşağılanmasıdır.

Sol yanında hiç bitmeyen acı ile dolaşanlar ne kadar şanslısınız. Hisseden, duyan, gören bir kalbiniz var, bunları göremeyen kalplerin eseri değil mi  kan revan içinde bıraktıkları dünya?

 

 

Beğenebileceğiniz Benzer Yazılar…

Yorum Yok

Bir Yorum Yapın